Dikkat

KORNEA HASTALIKLARINDA CERRAHİ TEDAVİ

Kornea hastalıkları sonucu oluşan kornea kesiflikleri pupilla alanı içinde ise görmeyi bozarlar. Kornea kesifliği (tokam ve nefelyon) görmeyi etkiliyorsa cerrahi tedavi ile görme tekrar sağlanabilir.

Kornea kesifliği korneanın merkezinde ise ve alt kadranda saydam kornea varsa, bu bölüme rastlayan iris cerrahi yoldan çıkarılarak görme tekrar sağlanabilir. Bu cerrahi girişime optik iridektomi denir.

Optik iridektomiden yararlanamayacak kişilerde keratoplasti ameliyatı yapılır. Keratoplasti kesif korneanın ölü gözünden alınan saydam kornea ile değiştirilmesidir. Kornea bütün katları ile değiştirilirse perforan keratoplasti, kornea belirli bir derinliğe kadar değiştirilirse lameller keratoplasti adını alır. Keratoplasti görmeyi arttırmak için yapılırsa optik keratoplasti, korneanın şeklini düzeltmek için yapılırsa tektonik keratoplasti, iyileşmeyen keratitlerde tedavi gayesi ile yapılırsa terapotik keratoplasti, kesifleşen keratoplastiden sonra tekrar saydamdı sağlamak için yapıldığında trofîk keratoplasti, estetik gaye ile ya-Nrnış ise estetik keratoplasti adlarını alır.

Kaynak:

Göz Hastalıkları Ders Kitabı

M. Kaya İDİL
Fazıl SEZEN
Meri URGANCIOĞLU
A. Gücükoğlu
Gülçin Türker
Ercan Öngör
Lâle Közer

KORNEA MİKOZLARI

Çoğunlukla travmalardan sonra görülür. Kırsal alanlarda yaşayanlarda sık rastlanılmaktadır. Son senelerde antibiyotik ve kortikosteroidlerin kullanımındaki artışın neden olduğu biyolojik durumlar sonucu olarak mantar i nföksiyonl arında bir artış gözlenmektedir.

Etkeni: Çoğunlukla Aspergillus Fumigatustur. Ancak kornea ul-kuslarında yaygın antibiyotik kullanımı actinomycose, blastomycose, sporotrihose’ların da görülme sıklıklarını artırmıştır. Aspergi Huştan ileri gelenlerde genellikle göze bir bitki travması vardır. Travma olan yerde infiltrasyon başlar, kısa zamanda ulkusa çevirir. oKrneada ulkusun tabanı kurudur. Beyaz bir oluşumla kaplıdır. Bu oluşum kaldırılırsa koyu renkte eksuda ortaya çıkar. Kornea daha fazla kazınırsa sekestr şeklinde sarımtırak bir kitlenin çıktığı görülür; Myceih’umdan oluşan bu kitle kaldırılınca ulkus genellikle daha çabuk iyileşir. Hastalığın -seyri sırasında sıklıkta hipopyon ve üçte iki vakada perforasyon görülür. Korneada damarlanma yoktur. Antibiyotikler etkisizdir.

Daha evvelce mevcut bir kornea ülküsünün (sıklıkla herpes kera-titi) tedavisi sırasında mlıkotük keratit ilave bir infeksiyon olarak ortaya çıkabilir. Tedavi edilen kornea utkusu kapanmakta gecikir ve iyileşme olmaz. Yüzeyinde burjonlar olan gri renkli bîr eksuda oluşur. Seyir primitif mikotik kornea ufkuslarından iyidir. Seke) kalır fakat perforasyon olmaz.

Tanı: Kesin olarak ancak mikrobiyolojik muayene iledir. Kültürün neticesi için bir kaç hafta beklemek gerekir. Frotlde mikroskop altında mycel Kumların yumaklarını görerek erken tanıya gidilebilir.

Tedavi: Antibiyotikler kesilir, uikus kazınır, İyotla atuşman yapılır ve lokal antimikotikler kullanılır.

Kaynak:

Göz Hastalıkları Ders Kitabı

M. Kaya İDİL
Fazıl SEZEN
Meri URGANCIOĞLU
A. Gücükoğlu
Gülçin Türker
Ercan Öngör
Lâle Közer

KORNEA HASTALIKLARININ SEMPTOMALOJİSİ

Kornea hastalıklarında en önemli belirti ağrıdır. Ağrı korneadaki lezyonun büyüklüğü ile doğru orantılı değildir. Bazen küçük bir epitel fezyonu veya yabancı cisim şiddetli ağrı yapabildiği halde, derinleşmiş yüzeye! keratitler daha az ağrı yapabilirler. Derin (intersitesyel) keratitler ağrısızdır; ağrı başka komplikaısyonlar (iridosiklit gi’bi) araya girdiği zaman olur.

Ağrı ile hemen her zaman epifora (göz yaşarması) var dır. Yüzeyel keratitlende daha sık görülen epiforaya genellikle fotofobl de eşlik eder. Korneadaki lezyonun yerine göre görme bozukluğu olur. Korneanın merkezindeki lezyonlar görmeyi daha çok etkiler. Ayrıca kornea ödemi de görmeyi önemli ölçüde etkiler. Bleferospazm kornea irritasyonlannda görülen bir savunma reaksiyonudur.

Kaynak:

Göz Hastalıkları Ders Kitabı

M. Kaya İDİL
Fazıl SEZEN
Meri URGANCIOĞLU
A. Gücükoğlu
Gülçin Türker
Ercan Öngör
Lâle Közer

KORNEANIN ANOTOMİ ve FİZYOLOJİSİ

Sklera ile birlikte lifsel gömleği teşkil eden kornea, gözün konar masında yardımcı olduğu gibi saydam olduğu için optik bir rol de oynar. Göz küresinin ön kısmında skileranın ön açıklığına saat camı gibi yerleşen kornea, eğrilik çapı skleranınkinden küçük olduğundan dişariya doğru kabarıktır. oKorneaya arkadan bakıldığında yuvarlak görüldüğü halde önde üst ve aft kutbu biraz basıkçadır. ön yüzeyinin yatay uzunluğu 12 mm, dikey uzunluğu 11 mm’dir. Arka yüzün çapı yatay ve dikey eksenlerde ortalama 11.5-12 mm’dir. Kalınlığı ortada 0,8-0,9 mm, kenarda 1.1 mm dir. Ön yüzün dikey eğrilik yarıçapı 7.7 mm, yatay eğrilik yarıçapı 7.8 mm dir. Dolayısıyla kornea dikey eksende daha kırıcıdır. Bu da fizyolojik astigmatizmaya neden olur. Arka yüzde eğrilik yarıçapı 7 mm’dir. Yaş ilerledikçe kornea hafifçe yassılaşır.

Korneanın kırıcılığı ön yüzde +47 D, arka yüzde -5 D’dir. Böylece ortalama bütün korneanın kinciliği 41 – 43 Dioptridir.

Korneanın konveks bir önyüzü, konkav bir arka yüzü ve sklera İle ilgili bir çevresi vardır. (daha fazla…)

BEHÇET HASTALIĞI

İlk defa 1937 yılında Hulusi BEHÇET tarafın dan tanımlanan bu hastalığın klâsik tanımında üç sempton bulunur, ağızda aft, gözde iridosikHt, genital eksülserasyon. Bu nedenle hastalığın bir adı da Behçet Trisemptomudur.

İridosiklit, akut tipte olup bazan hipopyonludur. İki göz aynı anda değil fakat birbirini izleyerek hastalanır. İridosiklit yanında korpus vit-reum bulanıklığı, komplike katarakt retinada periflebit, retinit odakları, makülada kistik degeneresans, papillit görülür. Sayısız nüksler optik sinirde atrofiye veya ftizis bullbiye yol açtığından sonuç tam körlüktür.

Hastalığın göz dışı belirtileri şunlardır; mukozalarda aftlar (ağız ve genital), deride follikülit, eritema nodozum, piyodenmit, sindirim sisteminde bozukluk, artrit ve tromboflebit, psişik ve nörolojik bozulduk. Hastalığın etyolojisi kesinlikle aydınlanmamıştır. 1952 de SEZER göz dokularından bir virüs izole etmiştir. Viral kuram yanında, günümüzde daha çok bir immun kompleks hastalığı olduğuna inanı [maktadır.

Tedavi: Semptomatiktir. Yerel midriatik ve steroidli damlalar, genel sitostatikler ve kemik iliği depresyonunu önlemek amaciyle az dozda steroidler verilmesi, retinalezyonlarına Laser FK. önerilir.

Kaynak: Göz Hastalıkları Ders Kitabı

M. Kaya İDİL
Fazıl SEZEN
Meri URGANCIOĞLU
A. Gücükoğlu
Gülçin Türker
Ercan Öngör
Lâle Közer